10 Ağustos 2010 Salı

Bekle Anam Bekle!

Herbişey bitti artık bekleyiş..Sınavı yaptık bitti,sonuçlar dedik açıklandı bitti,tercihler dedik yaptık bitti..Artık onu bekliyoruz..Ne lanet sınav sistemimiz varmış gerçekten!

2 Şubat 2010 Salı

Gider..

Zaman gelir geçer,anılar doğar büyür ölür..Sonunda ne olduğunu düşünsen bile hatalısın..Ölüm acı görünen tatlı çıkış bana göre sen ise gurur kapısına dayan acı tatlı..Soğuyor hava bedenimle..Gidiyorum,ölüm yaklaşıyor..ses yok..Ve hoşçakal.

25 Ocak 2010 Pazartesi

Canavarlar..

İnsanlar hep canavar kelimesini farklı anlar mesela birine göre hayalet iken başka birine göre bir vampirdir..Nedendir ki illa bir canlı olması gerekir bunun?Bi silah veya bi tablo canavar olamaz mı?..Gayette mümkündür bu..Neyse nedir ama önemli olan bunu kişilere zarar vermeyecek şekilde aktarmak veya göstermektir.ha ama napılırsa yapılsın kaderde varsa onlar yıkılacak onunda önüne geçilemez.Geçmiş dert insanlara yeni yaralar açar..Doğrudur herkeste kabuk bağlamış gibi görülen yaralar sadece içine saplanmıştır insanın,peki o yaralar nereden gelir sizce?Tabi canavarlar burada araya girer,deşerler insanın duygularını ama asla öldürmezler,iz bırakırlar daha acı olur bu hayat çok güzel gidiyor sanarlar,yanılırlar.Süpürürler sadece halının altına.Onları gelir başkaları çıkarıverir ortaya,katilin yardımcısı olurlar..Maktül ölür onların yüzüne yaradan değil,canavara yardım eden kişiliklerin kişiliğinden ölür..Ölürde kendisini o halının altına kapatıveririr.En güzel ilaçtır onlara yalnzlık aslında..Unutma insan yalnız kaldığında zaten ölmüştür.

24 Ocak 2010 Pazar

Yanlışlık..

Bazen insanlar birşeyi yaptıklarında hüzün veya mutluluk ikilemlerinden tekine tutulurlar..Ki bu biri için mutluluk olursa diğeri için hüzündür..Mutluluk saf şekilde ve samimice söylenen bi kaç kelimedir ama hüzün aynı kelimelerin süblimleşmiş halidir..Halbuki yoktur kötü bir amaç,araçlar içinde gelişirdi sözcükler,kaderdi bizi oynatan elinde..Tutar af dileklerini içinde..

23 Ocak 2010 Cumartesi

You And Me!

Herşey bir hayaldi çocukca görünüşlü,masum bakışlı ve sevecen..Oyun gibi tatlı geliyordu bir o kadar tutkulu..Kimse anlamıyordu zamanla bağlanan bu bağcıkların düğümlenip sıkılaşcağına..Ben karşımda seni,sen ise karşında başka bir seni görüyordun..Bir türlü bulamıyorduk birbirimizi,ipler bağlıydı ama ip uzundu..Yürüyorduk ama koşmayı beceremiyorduk hani küçükkende kaçamazdık ya birbirimizden aynı onun gibiydi..Düşüyorduk ama ağlamıyorduk aksine birbirimize gülüyorduk..Hey gidi gençlik diyor insan;ölüyoruz günden güne ama ne sen varsın ortada ne ben..ortada olan ne mi?..sadece bir düğüm.

Hayatmış..

Ee hayat..Nasıl birşeymiş böyle ya,insanları birbirine düşüren,isyanlara sebep,sinirlere neden bir septik..Peki nedir de bu hayat böylesine etkili?Cevap nerede acaba?İçimizde mi?Yoksa karşımızda mı?..her yerde aslında bütün bir realist çerçevede bunun izlerini görürüz..Ağlamakta anlar insan acımasızlığı,yalnızlığı..Ağlarken görür gerçekleri..hayat her zaman ağlatıyor kimse farkında değil bunun..Peki ya insanlar neden ağlarken,zor durumdayken birbirleriyle çelişir,savaşır..Tek nedeni bencillik ve böbürlenme duygusudur.Kimse anlamaz karşısındaki ne durumda,dalga geçer içten içte,empati kurmaz direk yargılar ve idamını verir..Düalist insanlar belki bu kategoriye girmez..Hani her iki durumdada insanlara hak verip onlara köstek olma yerine destek olursa fayda verir..Neden insanlar anlamaz depresif hayatın %80'ini oluşturduğunu,gerçekleri göremezler..bu yüzden gerçekten sevemezler..Ya sevenler?..Sevenler ise gecenin karanlığında kaybolur gider..